|
Hidrosefali
Kafatası başlıca
beyin ve beyni besleyen damarlar tarafından doldurulur. Kafatası
boşluğunu dolduran volümün yaklaşık %10’unu ise berrak, protein, şeker
ve tuzdan fakir bir sıvı tarafından doldurulur. Bu sıvı serebrospinal
sıvı ya da beyin omurilik sıvısı (BOS) olarak bilinir. Beyin
içerisinde sürekli olarak oluşturulan ve beyinin korunmasına,
ihtiyaçlarının ve atıklarının taşınmasında görev alan beyin omurilik
sıvısının (BOS) artarak kafa içinde basınç oluşturması ile tanınan bir
hastalıkdır. BOS beyinde büyük oranda koroid plexus denilen bir
bölgede yapılır. Beyin içinde yerleşmiş odacıklarda (ventrikül) ve
yollarda, ayrıca omurilik ve beyinin dış yüzünde dolaşır. Daha sonrada
emilmeye özelleşmiş bölgelerden emilerek kan dolaşımına karışır. Günde
normal şartlarda 500 cc (21 ml/saat) kadar oluşturulan bu sıvının,
bazen artmış yapımı (bazı beyin tümörleri), akımının bazı yollarda
engellenmesi (tümörler, kanamalar, infeksiyonlar), emiliminin azalması
(kanamalar, infeksiyonar, tıkanıklıklar) sonucunda hacminin artması
kafa içinde bulunan basıncın artmasına neden olarak bulgular
oluşturur. Hidrosefali, kranium içi basınç artışı sonucu hem direkt
olarak beyin dokusu üzerine , hem de beyin kan dolaşımın etkilenmesi
nedeni ile kötü etki yapmakta ve nöral dokuda yıkıma neden olmaktadır.
Yapılan
araştırmalar bu değişikliklerin geriye dönüştürülebilir olduğunu ve
hidrosefali durumunun düzeltilmesi halinde myelinizasyonun tekrar
başladığını göstermiştir.
Hidrosefalinin semptom ve belirtileri yaşla ilgilidir. Son yıllarda
başarı ile kullanılan ve intrakranial olaylar hakkında yeterli ve
güvenilir bilgi veren ultrasonografi sayesinde, hidrosefalinin klasik
belirtileri görülmeden önce önemli ölçüde ventrikül genişlemesi
olabileceği anlaşılmış bulunmaktadır. Bebeklik döneminde, özellikle
yeni doğanda kafanın büyük olması en belirgin bulgudur. Huzursuzluk,
uyku hali, beslenme bozukluğu ve kusma önde gelen belirtilerdir. Baş
ve göğüs çevresi arasındaki uyumsuzluk da dikkati çeken bir bulgudur.
Normalde 1 yaşın sonuna kadar baş çevresi göğüs çevresinden yaklaşık 1
cm kadar daha büyüktür. Daha fazla fark olması ileri tetkikleri
gerekli kılmaktadır. Erken doğan bebeklerde ise kafa çevresinde
patlama tarzında büyümeler olabilir. Erken doğan bebeğin normali
yakalamak amacı ile , bazen yapabildiği bu tip normal büyümelerin kafa
çevre ölçümlerinin aylık takibi ile kontrol altında tutulması,
hidrosefalinin ayırıcı tanısı için gereklidir. Hidrosefalinin en
belirgin bulgusu ön bıngıldakdaki kabarıklıktır. Kafa derisi venleri
belirgin hale gelebilir Klasik bulgulardan, gözlerde batan güneş
görünümü unutulmamalıdır. Bebeğin başını güçlükle kontrol edebildiği
muayene sırasında kolayca saptanan bir durumdur. Hidrosefalinin daha
uzun sürede geliştiği çocuklarda ise, zaman zaman olan başağrıları,
sabah kusmaları, yürümede bozulma ve okul başarısında düşüş dikkati
çeker. Hidrosefaliden kuşkulanılan hastaya yapılabilecek tetkikler
arasında kranial ultrason bebeklik çağında ilk uygulanabilecek
incelemedir. Özellikle ön bıngıldaktan yapılan incelemede karıncıklar
sistemi tüm açıklığı ile ortaya konulabilmektedir. Nöroşirürji pratiği
içinde inceleme yöntemleri olarak büyük yarar sağlayan BBT
(bilgisayarlı beyin tomografisi) ve MRI (manyetik rezonans inceleme),
hidrosefali kuşkusu olan hastalarda tanının konulabilmesi açısından
çok önemli yer tutmaktadırlar. Çocukluk çağında hidrosefaliye neden
olabilecek patolojiler arasında olan Galen veni dilatasyonu için de,
BBT yada MRI da kuşkulu bir görüntü var ise anjiografiden yararlanmak
gerekir. Beynin vasküler hastalıklarının araştırılması amacı ile doğal
olarak anjiografi çok yardımcı olmaktadır. Tedavi genellikle nedene
yöneliktir. Belirgin bir nedenin bulunamadığı veya ortadan
kaldırılamadığı durumlarda fazla sıvının vucudun başka yerine
gönderilmesi veya sıvı yolunun engelleri atlaması amacıyla uygulamalar
yapılır. 3. Ventrikülostomi ve şant ameliyatları bunlar arasında
sayılabilir. Ventriküloperitoneal (beyinden karın içine),
Ventriküloatrial (beyinden kalbe), Lumboperitoneal (omurilik
çevresinden karına) Bu uygulamalarda silikondan yapılmış tüp ve pompa
sistemleri güvenle kullanılmaktadır.
Şant sistemleri
Hidrosefali
nedeni ile artan kafa içi basıncı azaltmak amacı ile cerrahi işlem ile
şant takılır.
Sıvı beyin
ventriküllerinden abdominal kavite içine drene edilir. İşlem genel
anestezi altında
gerçekleştirilir. Kafatası üzerinde şantın yerleştirileceği bölgede
matkap ile şantın
ventriküler kateterinin geçeceği kalınlıkta bir delik açılır. Buradan
küçük bir ventrikül kateteri ilerletilir. Bu kateterin ucuna şant
takılır. Diğer bir kateter deri altından kulak arkasından, boyundan
indirilerek göğüs kafesini geçip karın bölgesine kadar ilerletilir.
Orbis Sigma Valf
Hidrosefalinin
kontrolündeki ilk hedef beyin omurilik sıvısı (BOS) üretimi ile
drenajı arasında bir denge oluşturmaktır. Bir çok hidrosefali valfi
sabit dirence sahiptirler ve drenaj oranı doğrudan diferential basınca
(fark basıncı: şantın ventriküler ve peritoneal uçları
arasındaki basınç farkı) bağlıdır. Diferential basınç değişiklikleri
valfin akımında hızlı değişikliklere neden olarak over-under drenaj
problemlerine neden olabilirler. Diferential basınç değişiklikleri ise
kaçınılmazdır ve birçok fizyolojik durumdan etkilenir; postural
değişiklikler, öksürme, REM uykusu, egzersiz gibi. Ayakta duran
hastalarda, şantın periton ucu ile ventrikül ucu arasındaki
hidrostatik kolonun yüksek farkı nedeni ile diferential basınç artar
ve standart tip şantlar ile over drenaj (fazla drenaj) meydena gelir
(sifon etkisi).
Orbis-Sigma
yukarıda sayılan durumlarda şant direncini otomatik olarak
değiştirerek drenaj oranının kontrol altında tutar. Bu şeklilde
under-over drenaj riskini azaltır ve efektif beyin-omurilik sıvısı
drenajı sağlanır. BOS basınç/akım durumuna bağlı olarak diyafram
dereceli pin üzerinde yukarı-aşağı hareket ederek, BOS hidrodinamiğine
uyumlu olarak valfin açıklığını değiştirir. Güvenlik mekanizması ile
ani intrakranial hipertansiyonu önler.
* Bu sayfada yer alan
bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, hastalığınınzla ilgili bütün
sorularınızı hekiminiz ile görüşünüz.
|